Kojenerasyon
Nedir?
Geleneksel enerji santrallerinde enerjinin yaklaşık %60’ı atık ısı olarak kaybolurken, kojenerasyon sistemleri bu ısıyı geri kazanarak ısıtma, endüstriyel prosesler veya buhar üretimi gibi alanlarda değerlendirir. Bu sayede toplam sistem verimliliği %90 seviyelerine kadar çıkabilir.
Kojenerasyon (Birleşik Isı ve Güç – CHP), tek bir yakıt kaynağından aynı anda elektrik ve faydalı ısı üretilmesini sağlayan, yüksek verimli bir enerji üretim teknolojisidir.
Anahtar Teslim
Modüler Çözümler
Hızlı kurulum ve en yüksek verimi sağlamak amacıyla fabrikada montajı tamamlanmış kojenerasyon üniteleri.
400 kW – 4,5 MW
MWM altyapısına sahip modüler CHP sistemleri için sunulan güç aralığı.
%95’e Varan Verimlilik
Tam sistem entegrasyonu ve etkin ısı geri kazanımı sayesinde elde edilir.
Temel Konfigürasyon
vs Opsiyonel Donanımlar
Standart Konfigürasyonlar
Opsiyonel Ekipmanlar
Motor ve jeneratör: Caterpillar Energy Solutions tarafından geliştirilen MWM gaz motorları.
Bireysel Isı Alt İstasyonu (IHS)
Yakıt ve egzoz sistemleri: Tam besleme ve arıtma modüllerini kapsayan entegre yapı
Paket Tip Trafo Merkezi (PTS)
Soğutma, yağlama ve havalandırma: Endüstriyel yükler için optimize edilmiş sistemler
Gaz şartlandırma ve arıtma ekipmanları
Otomasyon ve şebeke senkronizasyonu: Kontrol, koruma ve senkronizasyon panoları
İlave ısı geri kazanım kazanı
SCR Sistem
Entegrasyonu
NOₓ emisyonlarını 100 mg/m³ seviyesine kadar düşürerek
AB çevre standartlarına tam uyum sağlar.
RSE 4,5 MW Modüler Kojenerasyon Ünitesi
Büyük ölçekli endüstriyel tesisler ve belediye enerji sistemleri için geliştirilmiş,
yüksek kapasiteli ve tam entegre CHP modülü.

Anahtar Teslim Modüler Çözümler
RSE, Caterpillar Energy Solutions bünyesindeki MWM gaz motorlarını temel alan modüler kojenerasyon üniteleri üretmektedir. Bu üniteler; motor ve soğutma sistemlerinden kontrol modüllerine ve koruma sistemlerine kadar tüm mühendislik bileşenleri entegre edilmiş, eksiksiz anahtar teslim çözümler olarak sunulur.
NEDEN KOJENERASYON?
Kojenerasyonun Sağladığı Avantajlar
Maliyet Avantajı
• Elektrik maliyetlerini %40’a varan oranlarda düşürür
• Yatırımın geri dönüş süresi genellikle 2–5 yıl arasındadır
• Yakıt esnekliği sunar: biyogaz, sentetik gaz, doğal gaz, asosye gaz, maden gazı ve hidrojen ile çalışabilir
İnşaat Gerektirmeyen Yapı
• Ön montajlı, konteyner tip ve modüler blok çözümler
• Kompakt tasarım sayesinde sahadaki inşaat ihtiyacını en aza indirir, taşımayı kolaylaştırır ve devreye alma sürecini hızlandırır
Güvenilirlik & Otonomi
• Kesintisiz ve kararlı enerji temini sağlar
• Enerji krizlerine karşı koruma sunar
• Şebeke ile paralel veya tamamen bağımsız (ada modunda) çalışma imkânı tanır
%95’e Varan Verimlilik
4,5 MW’a Kadar CHP – TCG 2032 Modüler Enerji Santrali
MWM TCG 2032 jeneratör seti serisini temel alan ve 4,5 MW’a kadar güç üreten yeni modüler enerji santrali, MWM Energy Days 2025 etkinliğinde tanıtılmıştır. Ünite, Çek Cumhuriyeti’ndeki RSE üretim tesislerinde imal edilmektedir. 12 Kasım tarihinde, MWM TCG 2032V V16 Modüler Enerji Santralinin resmi lansmanı gerçekleştirilmiştir. Bu çözüm, RSE s.r.o. (Çek Cumhuriyeti) tarafından MWM için özel ve münhasır olarak üretilmektedir.
Yenilikçi 4,5 MW gücündeki bu enerji modülü, tamamen fabrikada montajı tamamlanmış şekilde üretilir ve hızlı kurulum için hazır olarak sahaya sevk edilir.
Kojenerasyon Santrali Nedir?
Kojenerasyon santrali, diğer adıyla Birleşik Isı ve Güç (CHP) sistemi, tek bir yakıt kaynağını kullanarak elektrik enerjisi ve faydalı ısıyı eş zamanlı olarak üreten bir enerji tesisidir. Geleneksel santrallerde açığa çıkan atık ısı boşa giderken, kojenerasyon sistemlerinde bu enerji ısıtma, soğutma veya endüstriyel proseslerde yeniden değerlendirilir. Bu sayede toplam sistem verimliliği %80–90 aralığına ulaşır.
Bu yaklaşım; yakıt tüketimini azaltır, emisyonları düşürür ve enerji arz güvenilirliğini artırır.
Birçok kojenerasyon uygulamasının merkezinde yer alan MWM gaz motorları, yüksek verimlilikleri, düşük emisyon değerleri ve doğal gaz ile biyogaz gibi yakıtlardaki güvenilir performanslarıyla öne çıkar. Elektrik ve ısı üretiminin entegre şekilde gerçekleştirilmesi sayesinde, MWM motorlarıyla çalışan kojenerasyon sistemleri akılcı, ekonomik ve sürdürülebilir bir enerji çözümü sunar.



Kojenerasyon Santrali vs
Geleneksel Enerji Sistemi
ÖZELLİK
KOJENERASYON SANTRALİ
GELENEKSEL ENERJİ SİSTEMİ
Enerji Verimliliği
Yüksek – %80–90’a kadar verim
Düşük – yaklaşık %30–40 verim
Isı Kullanımı
Atık ısıyı ısıtma veya proseslerde değerlendirir
Atık ısı genellikle çevreye kaybolur
Yakıt Kullanımı
Optimum – elektrik ve ısı üretimi için tek yakıt kaynağı
Aynı enerji miktarı için daha fazla yakıt gerekir
Çevresel Etki
Daha düşük CO₂ salımı ve çevresel ayak izi
Enerji kaybı ve düşük verim nedeniyle daha yüksek emisyon
İşetme Maliyeti
Yakıtın etkin kullanımı sayesinde daha düşük
Enerji kaybı ve verimsizlik nedeniyle daha yüksek
Sistem Güvenilirliği
Yüksek – hem elektrik hem ısı sağlayarak dayanıklılığı artırır
Sadece şebekeye veya yedek sistemlere bağımlı
Uygulama Esnekliği
Endüstriyel, ticari ve bölgesel ısıtma için ideal
Büyük ölçekli elektrik üretimi için uygun
Başlangıç Yatırımı
Yüksek başlangıç maliyeti, fakat uzun vadede tasarruf sağlar
Daha düşük başlangıç maliyeti, ancak işletme giderleri daha yüksek
TRENDLER
Global Kojenerasyon Trendleri
Karbon Azaltımı
Dünya genelinde CO₂ emisyonlarını düşürmek ve düşük karbonlu enerji sistemlerine geçişi hızlandırmak amacıyla kapsamlı bir dönüşüm süreci yaşanmaktadır.
AB Yeşil Mutabakatı
Avrupa Birliği, 2030 yılına kadar CO₂ emisyonlarını %55 oranında azaltmayı hedeflemekte ve bu doğrultuda kojenerasyon gibi daha temiz enerji çözümlerini teşvik etmektedir.
Kanıtlanmış Emisyon Azaltımı
Araştırmalar, kojenerasyon sistemlerinin geleneksel elektrik üretimine kıyasla kWh başına 250–600 g CO₂ oranında daha düşük emisyon sağlayabildiğini göstermektedir.
Devlet Destekleri
Birleşik Isı ve Güç (CHP) projeleri için devlet tarafından sağlanan artan teşvikler ve finansman destekleri, bu sistemlerin daha yaygın şekilde uygulanmasını teşvik etmektedir.
Pazar Büyümesi
Küresel pazar, enerji verimliliğine yönelik artan talebin etkisiyle yıllık yaklaşık %6,5 büyüme oranı ile genişlemektedir.



